<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bayanax &#124; Kadın Sitesi &#187; Bebek Dünyası</title>
	<atom:link href="http://www.bayanax.com/kategori/bebek-dunyasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bayanax.com</link>
	<description>Kadınlarla ilgili herşey...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 Feb 2011 09:23:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.5</generator>
		<item>
		<title>Bu kış gezsek mi gezmesek mi?</title>
		<link>http://www.bayanax.com/bu-kis-gezsek-mi-gezmesek-mi</link>
		<comments>http://www.bayanax.com/bu-kis-gezsek-mi-gezmesek-mi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 10:15:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Dünyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinax.com/bu-kis-gezsek-mi-gezmesek-mi</guid>
		<description><![CDATA[Yazın, çocukla hayat çok daha kolay. Park, bahçe, havuz, deniz, kumsal derken günler geçiyor. Kışın öyle değil. Özellikle hafta sonları çocukları oyalamak gerekiyor. Bu sene domuz gribi korkusundan alışveriş merkezlerine de gidemez olduk. Domuz gribinin hayatımızı etkilemesine izin vermek istemiyoruz ama alışveriş merkezine gidince de çocuk oyun alanlarına uğramak gerekiyor. Oralar da en çok hastalığın [...]<p><a href="http://www.bayanax.com/bu-kis-gezsek-mi-gezmesek-mi">Bu kış gezsek mi gezmesek mi?</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Yazın, çocukla hayat çok daha kolay. Park, bahçe, havuz, deniz, kumsal derken günler geçiyor. Kışın öyle değil. Özellikle hafta sonları çocukları oyalamak gerekiyor. Bu sene domuz gribi korkusundan alışveriş merkezlerine de gidemez olduk. Domuz gribinin hayatımızı etkilemesine izin vermek istemiyoruz ama alışveriş merkezine gidince de çocuk oyun alanlarına uğramak gerekiyor. Oralar da en çok hastalığın bulaşabileceği yerler… Şimdilik dikkat etmeye çalışıyoruz. “Ne zamana kadar dayanacağız?” sorusuna verecek yanıtım yok <img src='http://www.bayanax.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Kış gezmelerimiz arkadaş ve akraba ziyaretlerinden ibaret… Açıkçası tiyatroya, sinemaya çocukla gitmeye de çekiniyoruz. Öyle de güzel etkinlikler var ki onları da kaçırmak doğru değil. Üstelik sinema ve tiyatro çocukların gelişimleri açısından da son derece faydalı… Geçen sene gittiğimiz oyunlardan İpek inanılmaz keyif almıştı. Bu sene pek çok anne – baba da bizim gibi düşünüyor. Hem bir yerlere gitmek istiyor hem de çocukları adına ürküyor. Özellikle 0 – 1 yaş döneminde çocuğu olan aileler daha tedirgin… Ben de her türlü tedirginliğime ve aklımdaki kuşkulara rağmen İpek için uygun olabilecek etkinlikleri araştırdım. Sonuçta tiyatrosuz, sinemasız da bir kış geçmez di mi ama? İşte domız gribine karşın bize “illa ki gitmeliyiz “ dedirten etkinlikler: </p>
<p>Mickey’nin Masal Dünyası Sahnede </p>
<p>Disney Live! “Mickey’nin Masal Dünyası”, Türkiye’de sahnelenecek bu ilk büyük gösteri, Disney’in masalsı atmosferiyle, sadece çocukları değil tüm aileyi unutulmaz bir deneyimle buluşturuyor. Mickey, Minnie, Donald ve Goofy’nin sunumuyla, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Sindirella, Güzel ve Çirkin masallarının canlandırıldığı gösteride, görkemli bir dekor, etkileyici koreografi, yaratıcı ışıklandırma ve muhteşem kostümler ön plana çıkıyor.<br />Ayrıntılı Bilgi: www.ict-turkey.com</p>
<p>Biletler için: www.biletix.com</p>
<p>Gösteri tarihleri:</p>
<p>21.01.2010 14:00<br />31.01.2010 18:30</p>
<p>“Faber-Castell ile Eğlenceli Cumartesi” atölyesinde fırçalarınla dans et!</p>
<p>Çocuklara müze kültürünü benimsetmek için birçok atölye çalışmasına destek veren Faber-Castell, “Faber-Castell ile Eğlenceli Cumartesi Atölyeleri” kapsamında resim ve kukla yapımı atölyeleri ile her cumartesi çocuklarla buluşuyor. 12 Aralık Cumartesi günü düzenlenecek “Dans Eden Fırçalar” suluboya atölyesinde çocuklar, fırçalarıyla defterlerine rengârenk resimler yapacaklar. Eğlenirken bir yandan da suluboya resim tekniğini öğrenecek ve yaratıcılıklarını geliştirecekler.</p>
<p>İstanbul Oyuncak Müzesi’ndeki “Faber-Castell ile Eğlenceli Cumartesi” atölyelerine katılmak için 0 216 359 45 50 – 51 numaralı telefonları arayarak rezervasyon yaptırabilirsiniz.</p>
<p>Faber-Castell Eğlenceli Cumartesiler Atölyesi Programı:</p>
<p>12 Aralık 2009 Cumartesi &nbsp;&nbsp; &nbsp;Faber-Castell Resim Atölyesi&nbsp; – Dans Eden Fırçalar <br />19 Aralık 2009 Cumartesi &nbsp;&nbsp; &nbsp;Faber-Castell Kukla Atölyesi – Külahımda Ne Gizli?<br />26 Aralık 2009 Cumartesi &nbsp;&nbsp; &nbsp;Faber-Castell Resim Atölyesi – Jumbi Jumbolar Kayıp Oyuncaklar Peşinde<br />2 Ocak 2010 Cumartesi &nbsp;&nbsp; &nbsp;Faber-Castell Kukla Atölyesi – Bak Ben Ne Oldum? <br />9 Ocak 2010 Cumartesi &nbsp;&nbsp; &nbsp;Faber-Castell Resim Atölyesi – Rengim Sende </p>
<p>Herkese eğlenceli ve sağlıklı günler diliyorum <img src='http://www.bayanax.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><a href="http://www.bayanax.com/bu-kis-gezsek-mi-gezmesek-mi">Bu kış gezsek mi gezmesek mi?</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanax.com/bu-kis-gezsek-mi-gezmesek-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emzirmek kalp sağlığına da iyi geliyor</title>
		<link>http://www.bayanax.com/emzirmek-kalp-sagligina-da-iyi-geliyor</link>
		<comments>http://www.bayanax.com/emzirmek-kalp-sagligina-da-iyi-geliyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 10:15:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Dünyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinax.com/emzirmek-kalp-sagligina-da-iyi-geliyor</guid>
		<description><![CDATA[Birkaç ay bile olsa bebeklerini emzirmiş annelerin kalp sağlığının hiç emzirmemiş annelere oranlara daha yüksek olduğu belirlendi. Araştırmacılar, bir ila beş ay boyunca bebeğini emzirmiş kadınların metalobik sendrom denilen, ciddi bir kalp rahatsızlığına yakalanma oran ciddi bir oranda azalıyor. Uzmanlar, emzirme süresinin artmasıyla birlikte metalobik sendroma yakalanma oranının düştüğünü de sözlerine ekliyorlar. Emzirmenin anne sağlığı [...]<p><a href="http://www.bayanax.com/emzirmek-kalp-sagligina-da-iyi-geliyor">Emzirmek kalp sağlığına da iyi geliyor</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Birkaç ay bile olsa bebeklerini emzirmiş annelerin kalp sağlığının hiç emzirmemiş annelere oranlara daha yüksek olduğu belirlendi.</p>
<p>Araştırmacılar, bir ila beş ay boyunca bebeğini emzirmiş kadınların metalobik sendrom denilen, ciddi bir kalp rahatsızlığına yakalanma oran ciddi bir oranda azalıyor. Uzmanlar, emzirme süresinin artmasıyla birlikte metalobik sendroma yakalanma oranının düştüğünü de sözlerine ekliyorlar.</p>
<p>Emzirmenin anne sağlığı kadar çocuk sağlığı için de faydalı olduğu biliniyor. Emzirmenin kadınları belli başlı diğer kalp hastalıklarından ve diyabetten de koruduğu uzmanlar tarafından hatırlatılıyor.</p>
<p>Kaynak: www.saglicaklakal.com</p>
<p><a href="http://www.bayanax.com/emzirmek-kalp-sagligina-da-iyi-geliyor">Emzirmek kalp sağlığına da iyi geliyor</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanax.com/emzirmek-kalp-sagligina-da-iyi-geliyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Revizyon burun ameliyatları</title>
		<link>http://www.bayanax.com/revizyon-burun-ameliyatlari</link>
		<comments>http://www.bayanax.com/revizyon-burun-ameliyatlari#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 10:15:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Dünyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinax.com/revizyon-burun-ameliyatlari</guid>
		<description><![CDATA[İkinci, üçüncü bazen daha fazla sayıda olmak üzere tekrarlayan burun ameliyatı geçirenleri duymuşsunuzdur. Acaba insanlar neden defalarca estetik burun ameliyatı oluyorlar diye merak ederiz. Çoğu kez bunların keyfi yapıldığını zannetsek de inanın büyük kısmının gerçekten haklı sebepleri var. En önemli sebep; bu kişilerin çoğunun ilk ameliyat sonrası ideal burna kavuşamamaları. Güzel bir burna sahip olmak [...]<p><a href="http://www.bayanax.com/revizyon-burun-ameliyatlari">Revizyon burun ameliyatları</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>İkinci, üçüncü bazen daha fazla sayıda olmak üzere tekrarlayan burun ameliyatı geçirenleri duymuşsunuzdur. Acaba insanlar neden defalarca estetik burun ameliyatı oluyorlar diye merak ederiz. Çoğu kez bunların keyfi yapıldığını zannetsek de inanın büyük kısmının gerçekten haklı sebepleri var. En önemli sebep; bu kişilerin çoğunun ilk ameliyat sonrası ideal burna kavuşamamaları. Güzel bir burna sahip olmak adına ameliyat olup, maalesef eski burunlarını arayacak hale gelmeleri… Bu durumda önünüze iki seçenek çıkıyor: ya bu hali kabul etmek ki; bu oldukça zor bir durum yada sorundan kurtulmak; yani revizyon (düzeltme) ameliyatı olmak…</p>
<p>Şimdi başa dönelim; diyelim ki yukarıdaki bahsettiğim kişi sizsiniz.</p>
<p>Burada benim size kritik bir sorum var? Aynaya baktığınızda veya insanlar sizi gördüğünde burnunuzdaki kusur hemen fark ediliyor mu? Yoksa her şey makul ama ufak detaylar mı sizi rahatsız ediyor?</p>
<p>Ufak tefek kusurlar inanın doğuştan güzel burunlarda bile olabiliyor. Çok dert ediyorsanız basit rötuşlarla düzeltebiliriz. Burada da kritik nokta rötuş yapalım mı yapmayalım mı sorusudur ki; bunun da kararını hekiminizle detaylı konuştuktan sonra vermenizi tavsiye ediyorum. Neden mi? Estetik burun ameliyatlarında şöyle bir kural vardır: Daha güzel, güzelin düşmanıdır!!!</p>
<p>Ben daha çok birinci guruptakileri hedef alarak bu yazıyı kaleme aldım. Okumaya hala devam ettiğinize göre demek ki siz de birinci guruba giriyorsunuz, yani önceki ameliyatınız sonrasında maalesef ilk bakışta insanı rahatsız edecek bir burna sahip oldunuz…</p>
<p>Doğuştan güzel olmayan bir burun ne kadar bozuk olursa olsun, ameliyatla kötü olmuş burundan daha az rahatsız eder insanı. Çünkü doğuştan bozuk olan burnun genel uyumsuzluğu içinde bile bir uyumu vardır. Başarısız bir ameliyat sonrası ortaya çıkan bir burun ise kendi oranlarını kaybettiği için göze hiçbir zaman hoş gelmez ve tabiri caizse ‘acayip’ durur.</p>
<p>”Doktor bey bunun bilimsel kriterleri var mı? Acayip burun demekle neyi kastediyorsunuz?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim!</p>
<p>Evet bilimsel birçok kriter var tabi ki: örneğin burun kemiğinden, alınması gerektiğinden fazla bölüm alınır ise, karşıdan bakışta iki göz arası mesafe uzakmış gibi durur; bu da yüze ablak bir ifade verir. Burun ucu (tip) kıkırdağından fazla alınmışsa, burunda mandalla sıkılmış gibi bir görüntü ortaya çıkar ki; bu da kişiye sert ve sinirli bir bir ifade verir.</p>
<p>İdeal burun karşıdan bakışta tek bir parça halinde görülmelidir. Kemik ve kıkırdak parça bir uyum içindedir. Başarısız bir ameliyat sonrası kemik- kıkırdak bütünlüğü bozulursa burun karşıdan iki parçaymış gibi görülebilir ki; bu da kişinin yüz ifadesini bozar.</p>
<p>Ön bakışta bir dereceye kadar burun delikleri görünmelidir. Eğer ameliyat sonrası aşırı görünüyorsa, yani burun aşırı kaldırılmış ise, domuzcuk burnu denilen durum oluşur.</p>
<p>Bunların dışında başarısız bir operasyon sonrası ciddi asimetriler, burunda çökme, burun ucunda düşme, yüzde uzun veya kısa görünen bir burun şekli ortaya çıkmış olabilir.</p>
<p>Yukarıda saydığım sorunların hepsi kemik yada kıkırdağın aşırı çıkarılması sonucu ortaya çıkar. Eğer ameliyatı gerçekleştiren cerrah deneyimsiz ise bu sorunlardan kaçmak adına yetersiz doku çıkarabilir. Bu durumda burunda hedeflenen değişim yakalanmamış olur. Örneğin büyük bir burunsa ameliyata rağmen büyüklük hala devam ediyor olabilir.</p>
<p>Unutulmaması gereken önemli bir noktanın da burnun her şey den önce bir solunum organı olduğudur. Dolayısıyla geçirdiğiniz estetik burun ameliyatı sonrası burnunuz tıkanmaya başladığında kendinize şu soruyu sorabilirsiniz; Neden böyle bir sorun oldu?</p>
<p>Bunun da başlıca iki sebebi vardır: Birincisi ameliyat öncesi burnunuzda zaten nefes almanızı engelleyen sorunlar olmasına rağmen bunlar tam çözülememiştir. İkincisi ise; ameliyat öncesi sorun olmamasına rağmen burun şekillendirilirken solunum yollarına zarar verilmiştir; böylece tıkanıklık ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Başarılı bir burun estetiğinden sonra bir kaç ay burun tıkanıklığı normaldir. Bu durum burun içi şişlik ve kabuklara bağlıdır. Benim kastettiğim ameliyat sonrası 6 ay geçmesine rağmen açılmayan burun tıkanıklığıdır. Ameliyattan 4-5 ay geçmesine rağmen, burnunuz hala tıkalıysa, koku almada bozukluk varsa, burun hala kuruyor, kanıyor ve kabuklanıyorsa artık bir sorun olduğu düşünülmelidir.</p>
<p>Borsanın çökmesi, Titanik’in batması ya da deprem olması sizi nasıl ki borsadan uzaklaştırmıyor, gemilere binmenize engel olmuyor ve apartmanlarda yaşamaktan uzak tutmuyorsa; o halde geçirmiş olduğunuz başarısız burun ameliyatının bundan sonra çözümsüz olduğunu asla ve asla düşünmemelisiniz. Geçmişteki kötü bir olayın korkusunun sizin doğru olanı yapmanızı engellemesine kesinlikle izin vermemelisiniz.</p>
<p>Bir veya bir kaç kere başarısız burun ameliyatı geçirmiş olabilirsiniz. Bugünkü burnunuz hem şekil olarak hem de fonksiyon olarak kötü olabilir ama hiç bir zaman unutmayınız ki; bu değişebilir ve sorunlarınızın tamamından kurtulabilirsiniz…</p>
<p>İlk ameliyattan ne kadar sonra düzeltme ameliyatına gitmek gerekir sorusunun cevabı ise; en erken 6 ay… Bekleyebilirseniz 10-12 ay daha ideal olur. Burun ancak o zaman tam oturur. Tam oturmadan erken düzeltme ameliyatına kalkışmak, var olan sorununuzu daha da büyütebilir.</p>
<p>Burun estetiğinde başarının değişmez kuralı; hekimin hastanın burnunu iyi analiz etmesi ve sorunların adını koymasıdır. Düzeltme ameliyatlarında bu daha da önemlidir. Defalarca ama defalarca burundaki sorunlar üzerine düşünülmelidir. Bir sorunun adını tam koymak çözümün yarısıdır her zaman… Düzeltme ameliyatları sonrası bakım ilk ameliyat sonrası ile birebir aynıdır, farklı bir şey yapılmaz ve bu işlemler ağrısızdır.</p>
<p><a href="http://www.bayanax.com/revizyon-burun-ameliyatlari">Revizyon burun ameliyatları</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanax.com/revizyon-burun-ameliyatlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda solunum yolu enfeksiyonları</title>
		<link>http://www.bayanax.com/cocuklarda-solunum-yolu-enfeksiyonlari</link>
		<comments>http://www.bayanax.com/cocuklarda-solunum-yolu-enfeksiyonlari#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 10:15:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[bebek antibiyotik isimleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinax.com/cocuklarda-solunum-yolu-enfeksiyonlari</guid>
		<description><![CDATA[Okul öncesi dönemde çocukların, yılda ortalama olarak 6-8 kere solunum yolu enfeksiyonu geçirdiğine dikkat çeken çocuk hastalıkları uzmanı Dr. Murat Kandemir (*) bu enfeksiyonların bronşite, zatürreye hatta kalp romatizmasına bile neden olabileceğine dikkat çekiyor.Kış mevsiminde çocuklarda en fazla görülen boğaz enfeksiyonları nelerdir?Çocuklarda enfeksiyonlara en duyarlı sistem solunum yollarıdır. Solunum yolu enfeksiyonları, çocukluk döneminin en sık [...]<p><a href="http://www.bayanax.com/cocuklarda-solunum-yolu-enfeksiyonlari">Çocuklarda solunum yolu enfeksiyonları</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Okul öncesi dönemde çocukların, yılda ortalama olarak 6-8 kere solunum yolu enfeksiyonu geçirdiğine dikkat çeken çocuk hastalıkları uzmanı Dr. Murat Kandemir (*) bu enfeksiyonların bronşite, zatürreye hatta kalp romatizmasına bile neden olabileceğine dikkat çekiyor.<br />Kış mevsiminde çocuklarda en fazla görülen boğaz enfeksiyonları nelerdir?<br />Çocuklarda enfeksiyonlara en duyarlı sistem solunum yollarıdır. Solunum yolu enfeksiyonları, çocukluk döneminin en sık görülen enfeksiyon hastalıklarıdır. Okul öncesi dönemde bir çocuk, yılda ortalama olarak 6-8 kere solunum yolu enfeksiyonu geçirir.<br />Bu enfeksiyonların çoğunluğu kendi kendine iyileşirler, ancak bronşiolit veya epiglottit gibi bazı tipleri yaşamı tehdit edecek kadar ağır seyir gösterebilirler. Değişik şekillerde ortaya çıkabilir; hafif ve ateşli olarak geçirilen nezleden zatürre kadar değişen farklı enfeksiyonlar görülebilir. Nezle, yutak iltihabı olan farenjit, orta kulak iltihabı ve sinüzit üst solunum yollarının sık görülen enfeksiyonlarken, gırtlak iltihabı olan larenjit, yalancı kuş palazı, epiglottit, bronşiolit ve zatürre alt solunum yollarına ait enfeksiyon tablolarını oluşturur.<br />Tüm bu tablolar içinde en sık görüleni, soruda boğaz enfeksiyonu olarak nitelenen üst solunum yolları enfeksiyonudur. Bu enfeksiyonlara neden olan iki ana grup mikroorganizma, virüsler ve bakterilerdir.<br />Bu enfeksiyonlara neden olan faktörler nelerdir?<br />Üst solunum yolu enfeksiyonu veya nazofaranjit, burun pasajının ve yutağın iltihaplanmasıdır. Vakaların büyük bir çoğunluğu aniden başlar. Viral etkenlerla ortaya çıkar. Çocuklar ortalama olarak yılda üç ile sekiz kez bu enfeksiyonu geçirirler. Günlük bakım evlerinde, kreşlerde bulunan çocuklarda, üst solunum yolu enfeksiyonları yüzde 50 daha sık görülür. Sigara içilen ortamlarda yaşama, beslenme bozuklukları, kalabalık, kapalı yerlerde bulunma, enfeksiyon riskini ve sıklığını artırır. Bulaşma genellikle hasta kişilerin burun salgılarında bulunan etkenin, diğer kişilere geçmesi ile olur. Bu salgıların öksürme veya hapşırma sonucu damlacıklar halinde havaya saçılması ve bunların diğer kişilerin üst solunum yolu mukozalarına yerleşmesi veya bu salgıların diğer kişilerin ellerine bulaşması ile burun ve göz küresinin dış tabakasına taşınması ana bulaşma şekilleridir.<br />Tedavi edilmezlerse hangi tip sorunlara yol açarlar?<br />Bu enfeksiyonların tanı ve tedavisinde ana sorun ve amaç, viral nazofarenjitin bakteriyel enfeksiyonlardan ayırdedilmesidir. Viral üst solunum yolları enfeksiyonları tedavi verilmeden kendiliğinden iyileşme gösterirken, streptokoksik tonsillit, sinüzit gibi bakteriyel enfeksiyonlarda antibiyotik kullanılması gerekmektedir. A grubu beta hemolitik streptokok enfeksiyonları tedavi edilmedikleri taktirde, akut romatizmal ateş ve akut glomerulonefrit gelişmesi, ayrıca üst solunum yollarında abse oluşumu sözkonusu olabilir. Ayrıca enfekte kişi uygun doz ve sürede etkili antibiyotiği kullanmazsa, enfeksiyonu çevresindekilere bulaştırabilir.<br />Nasıl bir tedavi uygulanmalıdır?<br />Çocukluk çağının en sık enfeksiyonu olan nezlede iltihabı bir burun akıntısı ve burun tıkanıklığı görülür. En sık etken 100´den fazla serotipi bulanan rhinovirüsler, korona virüsler ve respiratuar sinsisyel virüstür. Bu enfeksiyonlar çoğu kez kendiliklerinden iyileşirler ve tedaviyi gerektirmezler. Ateşle beraber enfeksiyonun ağır geçmesi en iyi tedavi ajanları parosetamol ibuprofendir. Etkenin viral olması nedeniyle antibiyotik tedavisine gerek yoktur. <br />Boğazda ağrı ve yanma ile gelişen faranjitte de etken çoğu kez virüslerdir. Adenovirüsler, enterovirüsler ve rhinovirüslerin en sık olarak patojen oldukları bu enfeksiyonlarda da antibiyotik tedavisine gerek yoktur. Yaşça daha büyük çocuklarda A grubu beta hemolitik streptokoklar da faranjitin etkeni olabilirler. Boğaz kültürü ve bazı hızlı testlerle (Strept A gibi) ayrım yapılarak gerekli ise antibiyotik tedavisine başlanmalıdır. Tonsillit, iltihaplanmanın bademciklere yoğunlaştığı ve iltihabi bir zarın bademciklerin üzerini kapladığı bir faranjit şeklidir. A grubu beta hemolitik streptokok ve epstein barr virüs en sık görülen etkenlerdir.<br />Viral ve bakteriyel tonsillit muayene ile birbirinden ayrılamaz. Baş ağrısı, halsizlik, karın ağrısı bademcikler üzerinde beyaz bir zarın görülmesi ve lenf bezlerin şişmesi daha çok bakteriyel bir enfeksiyonu düşündürür. Bu nedenle ciddi tonsillit ve faranjitlerde, vakaların üçte birinde etken bakteri olsa dahi uygun bir antibiyotik vermek gerekebilir. Streptokok enfeksiyonlarında antibiyotik tedavisi ile hızlı bir düzelme sağlanmasa da, akut romatizmal ateşten korunmak ve boğazdan bakterinin tümüyle yok edilmesi için antibiyotik tedavisine 10 gün devam edilmelidir.<br />Çocukları boğaz enfeksiyonlarından korumak için aileler nelere özen göstermeli?<br />Korunmada en önemli önlem ellerin yıkanmasıdır. Bu sayede hasta kişilerin salgılarının ağız, konjunktiva ve burun gibi enfeksiyon giriş yollarına bulaşması önlenir. Yine öksürme ve hapşırma sırasında ağzını kapatılması ve hasta kişilerin kağıt maske kullanmaları da damlacık yoluyla bulaşmayı ortadan kaldırır. Evde ve kapalı ortamlarda sigara içilmemesi enfeksiyon sıklığının belirgin olarak azaltır. Anne sütü alan çocukların daha az üst solunum enfeksiyonuna yakalandıkları belirtilmektedir.<br />Tekrarlanan A gurubu beta hemolitik streptokok enfeksiyonlarında aile bireylerinin tümüne boğaz kültürü yapılması ve evde taşıyıcı kişi varsa saptanarak tedavi edilmesi bu bakteriyel enfeksiyondan korunmada oldukça önemlidir. Streptokoksik boğaz enfeksiyonu olan çocuğun uygun dozda, uygun antibiyotiği 10 gün süreyle kullanması, doktorun gerekli görmesi durumunda üç hafta ara ile kas içi depo penisilin tedavisinin ugyulanması da akut romatizmal ateş ve onun komplikasyonu olan kalp tutulumunun önlenmesinde çok önemlidir.</p>
<p></p>
<p><a href="http://www.bayanax.com/cocuklarda-solunum-yolu-enfeksiyonlari">Çocuklarda solunum yolu enfeksiyonları</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanax.com/cocuklarda-solunum-yolu-enfeksiyonlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzun bağımsızlık aşamaları…</title>
		<link>http://www.bayanax.com/cocugunuzun-bagimsizlik-asamalari%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.bayanax.com/cocugunuzun-bagimsizlik-asamalari%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 10:15:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Dünyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinax.com/cocugunuzun-bagimsizlik-asamalari%e2%80%a6</guid>
		<description><![CDATA[&#160;“Siz olmadan tamamen korumasız kalan küçük ve masum bebeğiniz artık yavaş yavaş küçük bir asiye mi dönüşüyor? O küçücük bedeniyle size meydan okuyup, kimi zaman tabağındaki yemeğini bitirmemekte ısrar ediyor, kimi zaman da uyku zamanı olmasına karşın canı bir türlü uyumak istemiyor. Ne yapacağınızı şaşırmış durumdasınız. Yoksa bir rahatsızlığı mı var? Aslında dert etmeniz gereken [...]<p><a href="http://www.bayanax.com/cocugunuzun-bagimsizlik-asamalari%e2%80%a6">Çocuğunuzun bağımsızlık aşamaları…</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>&nbsp;“Siz olmadan tamamen korumasız kalan küçük ve masum bebeğiniz artık yavaş yavaş küçük bir asiye mi dönüşüyor? O küçücük bedeniyle size meydan okuyup, kimi zaman tabağındaki yemeğini bitirmemekte ısrar ediyor, kimi zaman da uyku zamanı olmasına karşın canı bir türlü uyumak istemiyor. Ne yapacağınızı şaşırmış durumdasınız. Yoksa bir rahatsızlığı mı var? Aslında dert etmeniz gereken bir şey yok çünkü o sadece bir birey oluyor.” </p>
<p>Benlik farkındalığı ve bağımsızlık aşamalı alarak yaşam boyunca gelişir. Mesela bebeklerin kendi ayna görüntülerine ilgi göstermeleri 6-9 aylıkken oluşan kişilik ile ilgili ilk göstergelerdir. </p>
<p>7-8 aylık çocuklar da kaşık ve tabakları tutmayı, beslenmedeki pasif roller yerine tercih ederler. Bu dönemlerde yapmayı tercih etmedikleri bir şey yapmaya direnç gösterebilirler (Örneğin, oturdukları zaman ayakta kalkmaya karşı yaygara yaparlar).</p>
<p>1 yaşın ötesinde, yeni yürüyenler hızla benlik duygusunu geliştirirler. Çevrelerini kolaylıkla keşfederler ve giderek artarak bağımsız aktivite göstermeye başlarlar. Kendilerini bir tabak ve kaşık ile besleyebilirler. Ne istediklerini hakkında açık fikirleri vardır. </p>
<p>1-2 yaşlarındaki çocuklarsa kendi başarılarından hoşlanırlar ve kendi başarıları için ellerini çırparlar. Benlik duygusunu yükselmesi ve bağımsızlık dürtüsü, yeni yürüyen çocuğu disiplinini bir meydan okuma haline getirir. Çocukların yemek, uyku veya yıkanmayı reddetmelerini gören ana-babaların bunları artan bağımsızlığa doğru pozitif adımlar olarak görmeleri gerekir. Bu durum aslında onun bir birey olmaya başladığının açık bir göstergesidir. </p>
<p>Çocuk 2-3 yaşlarına yaklaşırken, sözel yeteneklerde artmış bağımsızlık, vücut duyularında artmış farkındalık ve elbise giyme ve çıkartmada beceriler, çocuğun yetişkinleri taklit etme isteği ve ana-baba onayını almaları ile bir araya gelir. Bu başarıların birlikteliği tuvalet eğitiminin başlamasını sağlar.</p>
<p><a href="http://www.bayanax.com/cocugunuzun-bagimsizlik-asamalari%e2%80%a6">Çocuğunuzun bağımsızlık aşamaları…</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanax.com/cocugunuzun-bagimsizlik-asamalari%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz doktordan korkuyorsa</title>
		<link>http://www.bayanax.com/cocugunuz-doktordan-korkuyorsa</link>
		<comments>http://www.bayanax.com/cocugunuz-doktordan-korkuyorsa#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 10:15:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Dünyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinax.com/cocugunuz-doktordan-korkuyorsa</guid>
		<description><![CDATA[Ataşehir Memorial Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Esra Dolar , “Çocuklarda doktor korkusu ve önlemenin yolları” hakkında bilgi verdi. Doktora Gitmeden Çocuğunuzla Prova Yapmak Doktor Korkusunu Azaltır mı? Pek çok çocuk daha ‘’doktora gidiyoruz’’ cümlesini duyunca paniğe kapılır. Anne babanın endişe ve korkuları, doktora gitme işinin fazla büyütülmesi ve yetişkinlerin sıklıkla [...]<p><a href="http://www.bayanax.com/cocugunuz-doktordan-korkuyorsa">Çocuğunuz doktordan korkuyorsa</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Ataşehir Memorial Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Esra Dolar , “Çocuklarda doktor korkusu ve önlemenin yolları” hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Doktora Gitmeden Çocuğunuzla Prova Yapmak Doktor Korkusunu Azaltır mı?</p>
<p>Pek çok çocuk daha ‘’doktora gidiyoruz’’ cümlesini duyunca paniğe kapılır. Anne babanın endişe ve korkuları, doktora gitme işinin fazla büyütülmesi ve yetişkinlerin sıklıkla kötü hastalıklardan bahsetmesi çocuklara hoş olmayan bir deneyimle karşı karşıya olduklarının işaretini verir.</p>
<p>Doktora gitmenin korkutucu bir olaya dönüşmemesi için kendi korkularınızı yenmeli, çocuğunuza karşı dürüst davranmalı ve onu iyi hazırlamalısınız</p>
<p>Doktora Giderken Çocuğunuzu Nasıl Hazırlamalısınız?</p>
<p>Çocuğunuzla doktora giderken alışverişe gider gibi doğal davranın, olayı önceden güzelleştirmeye kalkışmayın. “Doktor canını acıtmayacak” gibi sözler verirseniz, çocuğunuzda güvensizlik yaratırsınız. Doktorun ona yardımcı olacağını söyleyin. Doktor ona dokunacak, onu muayene edecek, tartacak, ölçecek ve kulaklarının içine bakacaktır. En iyisi doktorun ona yapacaklarını evde önceden prova edin. Bütün çocuklar doktorculuk oynamaya bayılır.</p>
<p>Çocuk Doktorunda İşlerin Yolunda Gitmesi İçin Ne Yapılmalı?</p>
<p>•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Bekleme süresin kısaltmak için önceden randevu alın. <br />•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Doktora soracaklarınızı evde yazılı olarak kaydedin, genellikle o heyecanla sorulacaklar unutulur. <br />•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Tüm kontrol muayenesi randevularına gidin. Çocuğunuz kontrol muayenesi sırasında sadece muayene edileceği, ağrı ve hastalıktan dolayı doktora gidiyor olmadığı için, doktor ziyareti daha iyi geçer ve iyi bir deneyim olarak belleğine yerleşir. <br />•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Muayene sırasında çocuğunuzu teselli etmeyin, bu sadece gereksiz uzamalara neden olur. Muayene sonrası teselli çok daha önemlidir. <br />•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Çocuğunuz doktora bilgi verebilecek yaştaysa, kendisi ile ilgili soruları cevaplamasına izin verin. Böylece çocuğunuz ile doktor arasında bir diyalog gelişir ve bu da çocuğunuzda güven oluşmasını, korkularını yenmesini sağlar. <br />•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Çocuğunuz kendi başına soyunabiliyorsa, sadece gerçekten gerektiğinde yardım edin. Böylece doktor çocuğunuzun gelişim durumunu gözlemleyebilir. <br />•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Çocuğunuza uslu davranması durumunda ödül sözü vermeyin. <br />Çocuğunuzun Doktor Korkusunu Yenmek İçin Neler Yapabilirsiniz?<br />•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Çocuğunuzun en sevdiği oyuncağını muayenehaneye götürmesine ve muayene sırasında yanında tutmasına izin verin. <br />•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Muayene sırasında kendini en rahat hissettiği konumu arayıp bulması için onu cesaretlendirin. Bu genellikle anne kucağında oturmak olacaktır. Siz de onunla beraber muayene yatağına oturabilirsiniz. Özellikle süt çocukları ve küçük çocuklar muayene sırasında annelerinin kollarında olurlarsa daha az korkarlar. <br />•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Doktorun çocuğu doğru tutma biçimini göstermesine izin verin; böylece çocuğunuz rahatsız muayeneler yaşamaz. <br />•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Çocuğunuzu bir anda çırılçıplak soymayın, külotunun üstünde kalmasına izin verin. Çocuk soyunmak istemiyorsa, o sırada incelenecek vücut kısmını açarak ilerleyin. <br />•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Doktorun çocuğunuza hatıra olarak küçük bir hediye vermesine izin verin. Bunun dışında bir doktor ziyareti büyük hediyelerle ya da vaatlerle ödüllendirilmemelidir. </p>
<p><a href="http://www.bayanax.com/cocugunuz-doktordan-korkuyorsa">Çocuğunuz doktordan korkuyorsa</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanax.com/cocugunuz-doktordan-korkuyorsa/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzu zehirlenme tehlikesinden uzak tutun</title>
		<link>http://www.bayanax.com/cocugunuzu-zehirlenme-tehlikesinden-uzak-tutun</link>
		<comments>http://www.bayanax.com/cocugunuzu-zehirlenme-tehlikesinden-uzak-tutun#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 10:15:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Dünyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinax.com/cocugunuzu-zehirlenme-tehlikesinden-uzak-tutun</guid>
		<description><![CDATA[Zehirlenme çocukluk çağının önemli bir sağlık sorunudur. Her yıl yüz binlerce çocuk zehirlenme nedeniyle acil servislere başvurmakta ve bunların birçoğu sakat kalmakta hatta kaybedilmektedir. Zehirlenmelerde en önemli neden ailelerin bilgisizliği veya ihmalidir. İlaçların ilgi çekici renkte ve ilaç kapaklarının kolay açılır şekilde üretilmiş olması da diğer nedenlerin başında gelir. Memorial Ataşehir Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı [...]<p><a href="http://www.bayanax.com/cocugunuzu-zehirlenme-tehlikesinden-uzak-tutun">Çocuğunuzu zehirlenme tehlikesinden uzak tutun</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Zehirlenme çocukluk çağının önemli bir sağlık sorunudur. Her yıl yüz binlerce çocuk zehirlenme nedeniyle acil servislere başvurmakta ve bunların birçoğu sakat kalmakta hatta kaybedilmektedir. Zehirlenmelerde en önemli neden ailelerin bilgisizliği veya ihmalidir. İlaçların ilgi çekici renkte ve ilaç kapaklarının kolay açılır şekilde üretilmiş olması da diğer nedenlerin başında gelir. Memorial Ataşehir Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Özlen Kaya Çardak çocuklarda zehirlenme riski ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Zehirlenmeyi kolaylaştırıcı faktörler:<br />•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Kalabalık aile<br />•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Aile içi sorunlar<br />•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Anne babanın çok yoğun çalışması, sürekli meşgul olması<br />•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Yeni bir kardeşin doğması<br />•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Yoksulluk<br />•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Taşınma</p>
<p>Zehirlenmelerin % 90’dan fazlası en güvenilir yer olarak bilinen evlerde gerçekleşir.<br />Zehir danışma merkezlerine zehirlenme nedeni ile bildirilen hastaların % 50 den fazlası 5 yaş altındaki çocuklardır. Çocukluk çağı zehirlenmeleri özellikle iki yaş grubunu ilgilendirmektedir:<br />I.&nbsp;&nbsp; &nbsp;9 ay – 5 yaş arası<br />II.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Ergenlik dönemi<br />İlk 5 yaş grubunda görülen zehirlenmeler daha çok kaza nedeniyle ve erkek çocuklarda daha sık görülmektedir. Bu yaş grubundaki çocuklar hareketli, merakli ve araştırmacı yapıda oldukları için en riskli grubu oluşturur. Ayrıca her şeyi ağızlarına götürmeye meraklı olmaları ve büyükleri taklit etmeyi sevmeleri de zehirlenmeyi kolaylaştırır. 5 yaş altındaki çocuklarda genellikle tek bir madde ile zehirlenme görülür.<br />Ergenlik yaş grubunda görülen zehirlenmeler ise daha çok kızlarda görülür ve istemli olarak intihar amaçlı ilaç alımları sonucu oluşur. Ergenlik dönemindeki zehirlenmelerde genellikle birden fazla ilaç alımı söz konusudur.</p>
<p>Zehirlenme çok çeşitli maddelerle olabilir:<br />a)&nbsp;&nbsp; &nbsp;Katı zehirler: İlaçlar, bitkiler, tozlar (deterjan), tablet şeklinde böcek ilaçları<br />b)&nbsp;&nbsp; &nbsp;Sıvı zehirler: Losyonlar, sıvı sabunlar, şuruplar, cila ve boyalar<br />c)&nbsp;&nbsp; &nbsp;Spreyler: Sprey boyalar, böcek ilaçları, temizleyici spreyler<br />d)&nbsp;&nbsp; &nbsp;Görünmeyen zehirler:Gazlar ve buharlar. Kombi- şofben, araç egzos gazı, soba dumanı<br />Zehirlenmelerde belirtiler alınan maddeye göre çok çeşitlilik gösterir. Kalp hızında artma- azalma, solunum hızında artma- azalma, tansiyon düşmesi veya çıkması, bulantı kusma, bilinç kaybı, havale gibi çeşitli belirtiler görülür.</p>
<p>Bazı ilaçların çok az miktarları bile öldürücü etkiler yapabilir. Tek bir tablet bile bazen bir çocuğun ölümüne neden olabilir. En tehlikeli zehirlenmeye yol açan maddeler: İlaçlar (antidepresanlar, demir içeren ilaçlar, kalp ilaçları, havale ilaçları), yemek borusunda yanık oluşturabilen temizlik maddeleri (lavabo açıcılar, yağ çözücüler, tuvalet taşı temizleyiciler..), karbon monoksit, böcek ilaçları, hidrokarbonlar(mobilya temizleyiciler, tiner..), yabani mantarlar.</p>
<p>&nbsp;&nbsp; &nbsp;Zehirlenme durumunda acil olarak yapılması gerekenler:</p>
<p>•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Doktorunuzun telefon numarasını kolay ulaşılabilecek bir yerde bulundurun</p>
<p>•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Zehir danışma merkezinin numarasını evde bulundurun (114- ücretsiz)</p>
<p>•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Ambulans numarasını evde bulundurun (112)</p>
<p>•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Öncelikle sakin olun</p>
<p>•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Zehirlenmenin neden kaynaklandığını anlamak için çocuğun çevresinde bulunan tüm ilaçları gözden geçirin</p>
<p>•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Çocuğu tehlikeli ortamdan uzaklaştırın</p>
<p>•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Bilinci kapalı ise nefes alıp almadığını ve nabzını kontrol edin</p>
<p>•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Hayatı tehdit eden bir durum varsa suni solunum ve kalp masajı için hazırlanın</p>
<p>•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Doktorunuzu ararken sakin olmanız ve aşağıdaki bilgileri doğru bir şekilde aktarmanız hayat kurtarıcı olabilir: Çocuğun o andaki bilinç durumu, ilacın tam adı, kaç tablet veya şurup şişesinin ne kadarını içtiği, zehirlenmenin olduğu saat, çocuğun yaşı ve tartısı..</p>
<p>Her zehirlenmede kusturma doğru olmayabilir, Sağlık görevlilerine sormadan hiç bir zehirlenmeyi kusturmaya çalışmayınız. Asitli maddelerde, gaz yağı veya eter gibi petrol ürünlerinde kusturmak hastaya faydadan çok zarar verebilir. Ayrıca hastanın bilinci kapalı ise kesinlikle kusturulmamalıdır.</p>
<p>1970’li yıllardan sonra çocuklar için daha güvenli ilaç paketleme yöntemlerinin geliştirilmesi ve bunların tüm dünyada kullanılmaya başlamasıyla özellikle ilaca bağlı zehirlenmelerde azalma gözlenmiştir.&nbsp; ABD’de 1970 yılında 5 yaş altında zehirlenmeye bağlı ölüm vakası sayısı 226 iken, 1990 yılında sadece 49 çocuk hayatını kaybetmiştir. Günümüzde akut zehirlenmelere bağlı ölüm oranı % 1’in altındadır.</p>
<p>Toksik bir maddeye maruz kalma öyküsü alınamayan bazı zehirlenme vakalarında gelişen bulgu ve belirtilersık görülen hastalıkları taklit edebilir.&nbsp; Tam tersi de olasıdır. Acil hekimi her zaman zehirlenme olasılığını akılda tutmalıdır.&nbsp; Özellikle ergenlik yaş grubundaki hastalarda sağlık personelini yanıltıcı hikayeler çok sık görülür. Ergenlik dönemindeki vakalarda anne baba ve çocuk ile ayrı ayrı görüşülmelidir</p>
<p>Zehirlenen bir çocukta içtiği maddeye göre tüm sistemleri etkileyen kalıcı hasarlar görülebilir. Bunlar böbrek yetmezliği- dializ hastası olma, kalp yetmezliği, bilinç kayıpları, koma tablosu ve ölümle sonuçlanan çok ciddi tablolar oluşabilir.</p>
<p>Zehirlenmelerin önlenmesi için ailelere tavsiyeler</p>
<p>•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Hiçbir zaman çocukların önünde ilaç içmeyin. Sizleri taklit edeceklerini unutmayın.</p>
<p>•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Çocuklara ilaçları asla şeker diye vermeyin.</p>
<p>•&nbsp;&nbsp; &nbsp;İlaç ve temizlik maddelerini mutlaka kilitli dolaplarda ve çocuğun boyunun erişemeyeceği yükseklikte saklayın.</p>
<p>•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Tüm tehlikeli ürünlerin üzerinde etiket olmasına dikkat edin. Zehirli maddeleri asla su bardaklarına koymayın.</p>
<p>•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Çocuklarınıza karanlıkta ilaç içirmeyin.</p>
<p>•&nbsp;&nbsp; &nbsp;İlaçları her zaman orijinal paketlerinde saklayın. Tehlikeli temizlik maddelerini (kezzap, eter, tiner..) kola, gazoz şişesi gibi eski içecek şişelerine koymayın.</p>
<p>•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Zehirlenmelerin bir bölümü misafirlikte olmaktadır. Misafirliğe gittiğiniz evlerde çocukları mutfak ve banyolarda yalnız bırakmayın. Her aile bu konuda sizin kadar titiz olmayabilir.</p>
<p>Çocukların her türlü ambalajı açabilme ihtimalini unutmayın.<br />-Tehlikeli hiçbir maddeyi buzdolabina koymayın.<br />-Böcek ve fare zehirlerini açıkta bırakmayın. Bu tip zehirler deriden emilerek kana karışır, çocukların asla dokunmaması gerekir.<br />&nbsp;-Evdeki bitkilerinizin yapraklarının zehirli olup olmadığını araştırın.<br />-Kombi şofben soba gibi ısıtıcıların güvenliğini sık sık kontrol edin.<br />-Evinizi kurşunsuz boya ile boyatın.</p>
<p>Zehirlenme konusunda her zaman olabilecek en kötü ihtimali düşünerek sağlık personellerinden yardım isteyin. Bir tabletten ne zarar gelir veya kusturdum artık tehlikesi kalmadı gibi düşüncelerle hastaneye gitmeyi ertelemeyin.&nbsp; Çocuğunuzun yanında bulduğunuz tüm ilaçları hastaneye giderken yanınıza alın, hangisinden ne kadar içtiği konusunda eksik bilgi vermemeye gayret edin. <br />Zehir danışma merkezinin 24 saat hizmet verdiğini unutmayın.</p>
<p><a href="http://www.bayanax.com/cocugunuzu-zehirlenme-tehlikesinden-uzak-tutun">Çocuğunuzu zehirlenme tehlikesinden uzak tutun</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanax.com/cocugunuzu-zehirlenme-tehlikesinden-uzak-tutun/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte sigara içmenin bebeğe 10 zararı!</title>
		<link>http://www.bayanax.com/hamilelikte-sigara-icmenin-bebege-10-zarari</link>
		<comments>http://www.bayanax.com/hamilelikte-sigara-icmenin-bebege-10-zarari#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 10:15:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Dünyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinax.com/hamilelikte-sigara-icmenin-bebege-10-zarari</guid>
		<description><![CDATA[Küresel bir sorun olan sigara tüketimi ve buna bağlı hastalıklar dünya da önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Sigara bağımlılığı olan kadınların %50 -70’i hamilelikleri esnasında sigara kullanımını sürdürmektedir. Bu da gebelikte sigara kullanımının ciddi bir halk sağlığı problemi olduğunun göstergesidir. Kadıköy Şifa Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yasemin Yakut hamilelikte [...]<p><a href="http://www.bayanax.com/hamilelikte-sigara-icmenin-bebege-10-zarari">Hamilelikte sigara içmenin bebeğe 10 zararı!</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Küresel bir sorun olan sigara tüketimi ve buna bağlı hastalıklar dünya da önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Sigara bağımlılığı olan kadınların %50 -70’i hamilelikleri esnasında sigara kullanımını sürdürmektedir. Bu da gebelikte sigara kullanımının ciddi bir halk sağlığı problemi olduğunun göstergesidir. Kadıköy Şifa Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yasemin Yakut hamilelikte sigara içmenin bebeğe en önemli 10 zararını derledi.</p>
<p>Hamilelikte sigara tüketimi bebek ve hamilelik üzerine son derce olumsuz etkilere sebep olur. Sigaranın içerdiği zift, nikotin, karbon monoksit ve diğer zehirli birçok madde üst solunum yollarına, buradan bronşlara ve kana geçer, böylece de solunum sistemi, kalp ve damarlar olmak üzere vücudun tüm organ sistemlerine zarar verir. </p>
<p>Hamilelik esnasında göbek kordonu yoluyla anne bebek kanı alışveriş halindedir. Annenin sigara ile aldığı tüm zehirli maddeler bu alışverişte bebeğe direkt geçer.</p>
<p>NİKOTİN kuvvetli bir damar büzücü ajandır. Rahme giden kan akımını azaltır. KARBON MONOKSİT hücrelere zarar vererek gelişme geriliğine neden olabilir, ayrıca kanın oksijen taşıma yeteneğini azaltır. Anne kanında oksijen azalınca bebeğe giden oksijen miktarı ve diğer besin maddeleri de azalacaktır.</p>
<p>Sigaranın bebek üzerindeki bu olumsuz etkilerini 10 başlıkta toplarsak:</p>
<p>1.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Erken doğum eylemine neden olur. Zamanında gebelik haftası 38 &#8211; 40 hafta olarak kabul edilir. 38 haftadan çok daha önce doğumun gerçekleşmesine neden olur.<br />2.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Erken membran rüptürü: Doğum eylemi esnasında açılması gereken su kesesinin olması gereken zamandan çok önce açılması, bebeğin gelişimini tamamlamadan doğum yoluna girmesine neden olur.<br />3.&nbsp;&nbsp; &nbsp;İntrauterin gelişme geriliği: Sigara bebeğe giden kandaki oksijen ve besin maddelerinde azalmaya neden olarak, anne karnında bebeğin gelişiminin geri kalmasına neden olmasıdır.<br />4.&nbsp;&nbsp; &nbsp;İntrauerin exitus: Bebeğin anne rahminde ani ölmesidir.<br />5.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Preaklampsi: Tansiyon yükselmesi, idrarda protein çıkması, vücutta aşırı ödem, görme bulanıklığı ile giden gebelik zehirlenmesi tablosudur. Anne ve bebek hayatı için risk söz konusudur.<br />6.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Hipertansiyon: Nikotinin damar büzücü, daraltıcı etkisi ile gebedeki tansiyon yükselmesidir. Bu durumda bebeğin beslenmesi üzerine olumsuz etki yapacaktır.<br />7.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Dekolman Plasenta: Plasentanın erken ayrılmasıdır. Normal şartlarda doğum eylemi esnasında bebeğin doğumunu takiben plasenta ayrılır. Dekolman plasentada ise bebek anne rahminde iken plasentanın zamansız ayrılması ve tehlikeli boyutlarda kanamanın olmasıdır.<br />8.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Respiratuar Distres sendromu: Doğum sonrası bebeğin solunum sıkıntısı olmasıdır. Prematür dediğimiz erken doğan bebeklerde akciğerlerin gelişmemesi sonucu ölümcül olabilen solunum sıkıntısı sigara içilen gebeliklerde daha sık gözlenmektedir.<br />9.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Süt miktarının azalması: Loğusalık döneminde süt miktarının azalmasına neden olmaktadır.<br />10.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Yine loğusalık döneminde sütün C vitamini seviyesinde ve besleyici etkisinin azalmasında rol oynamaktadır.</p>
<p>                                                                     <img width="100">                                                                                                                                                          MYCey Hamile Destek Minderi                                                                                                                    Hamilelik döneminde çok yardımcınız olacaktır..                                                                                                                                                       Almak için Tıklayın<br />
                                                             <img width="100">                                                                                                                                                          MYCey Hamile Destek Minderi                                                                                                                    Hamilelik döneminde çok yardımcınız olacaktır..                                                                                                                                                       Almak için Tıklayın                                                                                                                                     </p>
<p>        dropdowncontent.init(&#8220;link1&#8243;, &#8220;right-bottom&#8221;, 500)<br />
dropdowncontent.init(&#8220;link2&#8243;, &#8220;right-bottom&#8221;, 500)</p>
<p><a href="http://www.bayanax.com/hamilelikte-sigara-icmenin-bebege-10-zarari">Hamilelikte sigara içmenin bebeğe 10 zararı!</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanax.com/hamilelikte-sigara-icmenin-bebege-10-zarari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evimizden bir domuzcuk geçti&#8230;</title>
		<link>http://www.bayanax.com/evimizden-bir-domuzcuk-gecti</link>
		<comments>http://www.bayanax.com/evimizden-bir-domuzcuk-gecti#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 09:15:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Dünyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinax.com/evimizden-bir-domuzcuk-gecti</guid>
		<description><![CDATA[Bayramın 4’ncü günü hafif başlayan bir ateş, daha sonra 6 saatte bir tekrarlayıp 2 gün sürünce, 2 yaşında ve sadece bir kaç kelime konuşabilen küçük Hanım, anne bacağım diye bacaklarını ovdurmaya başlayınca birşeylerin ters gittiğini anladım. Pazartesi gecesi başlayan ateş sonunda Çarşamba öğleden sonra Acıbadem Hastanesinde soluğu aldık.Doktorumuz Özge’yi muayene edip, ateş dışında hiç bir [...]<p><a href="http://www.bayanax.com/evimizden-bir-domuzcuk-gecti">Evimizden bir domuzcuk geçti&#8230;</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Bayramın 4’ncü günü hafif başlayan bir ateş, daha sonra 6 saatte bir tekrarlayıp 2 gün sürünce, 2 yaşında ve sadece bir kaç kelime konuşabilen küçük Hanım, anne bacağım diye bacaklarını ovdurmaya başlayınca birşeylerin ters gittiğini anladım.</p>
<p>Pazartesi gecesi başlayan ateş sonunda Çarşamba öğleden sonra Acıbadem Hastanesinde soluğu aldık.Doktorumuz Özge’yi muayene edip, ateş dışında hiç bir belirtinin olmadığını ama minik bacakların ağrısından şüphelenip Influenza A testinin yapılmasını uygun gördü.Testi yaptırmak istemesinin en büyük sebebi sonuç negatif çıkarsa Özge’nin Domuz Gribi aşısı olmasında hem fikir olmamızdı.Açıkcası eylül ayında anaokuluna başlamadan mevsimsel grip aşısı olduğu halde, iştahsız bir kızım olduğu için böyle bir hastalığı zor atlatacağımı düşünmem beni aşı olmasına ikna etmişti.</p>
<p>Çarşamba günü test yapıldıktan sonra evimize döndük.Test sonucunu 5 gün sonra alacaktık(.Bu arada Influenza A testini özel sigortalar ödemiyor ve inanın hastaneler çok ciddi bir miktar test ücreti alıyorlar.Bu sebepten bunu ticari olarak kullabilecek kurumlardan uzak durun ve gerekli değilse yaptırmayın derim)Fakat Çarşamba öğleden sonra en son doktor odasında çıkan ateş bizi terk etmişti.Özge’nin genel sağlık durumuda iyi görünüyordu.Önlem olarak 6 gündür eve misafir kabul etmedik ve Özge’yi anaokuluna yollamadık.</p>
<p>Bir anne olarak bana çarşamba gününden ,pazartesiye kadar olan süre geçmedi sevgili anne dostlarım, kaç kere labrotuarı arayıp testi hızlandırmaları için rica ettim inanın hatırlamıyorum.Bir yanım test POZİTİF çıksın atlatsın isterken diğer yanım korkuyor, ama test NEGATİF çıkarsa bu sefer aşı olacağı için ayrıca kararsız ve tedirgin oluyordum.</p>
<p>Ve biraz önce test sonucunu aldık ve hemen doktorumuzla görüştük.Sonuç POZİTİF çıktı, yani 2 yaşında kızım domuz giribi geçirmişti ve allaha şükür çok hafif atlatmıştık.Doktorumuz bunda eylül ayında olduğu mevsimsel grip aşısının etkili olabileceğini söylese de, Özge gibi iştahsız ve zayıf bünyeli bir çocuğun bunu ayakta atlatmasına oldukça şaşırdı.Bu arada ailemizde başka kimse de hasta olmadı.</p>
<p>Bende bir anne olarak&nbsp; 5 gündür yaşadığım stresle , sevinsem mi üzülsem mi bilemedim ama itiraf etmek gerekirse hastalığa aşı yerine doğal bağışıklığı olmasına sevindim.</p>
<p>Kısacası sevgili anne dostlarım, evimizde 7 gün süreli küçük bir domuzcuk yaşadı ve allaha şükür atlattık..</p>
<p><a href="http://www.bayanax.com/evimizden-bir-domuzcuk-gecti">Evimizden bir domuzcuk geçti&#8230;</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanax.com/evimizden-bir-domuzcuk-gecti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dayak çocukların ruhsal gelişimini yavaşlatıyor</title>
		<link>http://www.bayanax.com/dayak-cocuklarin-ruhsal-gelisimini-yavaslatiyor</link>
		<comments>http://www.bayanax.com/dayak-cocuklarin-ruhsal-gelisimini-yavaslatiyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 09:15:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek Dünyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinax.com/dayak-cocuklarin-ruhsal-gelisimini-yavaslatiyor</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde çocuk dövmenin, çocuklar üzerindeki negatif psikolojik etkileri artık bilinmekte. Buna karşın –maalesef- ülkemizde birçok anne –baba çocuklarını dövüyor. Belki bazılarınız “bu devirde hala dayak oluyor mu?” diye düşünüyorsunuz. Ancak ülkemizdeki durum hiç de iç açıcı değil. Çocuğunu dayakla ya da fiziksel cezalandırmalarla terbiye etmeye çalışan çok fazla aile var. Son dönemde duyduğum birkaç olay [...]<p><a href="http://www.bayanax.com/dayak-cocuklarin-ruhsal-gelisimini-yavaslatiyor">Dayak çocukların ruhsal gelişimini yavaşlatıyor</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Günümüzde çocuk dövmenin, çocuklar üzerindeki negatif psikolojik etkileri artık bilinmekte. Buna karşın –maalesef- ülkemizde birçok anne –baba çocuklarını dövüyor. Belki bazılarınız “bu devirde hala dayak oluyor mu?” diye düşünüyorsunuz. Ancak ülkemizdeki durum hiç de iç açıcı değil. Çocuğunu dayakla ya da fiziksel cezalandırmalarla terbiye etmeye çalışan çok fazla aile var. Son dönemde duyduğum birkaç olay sebebiyle bu hafta köşemi bu konuya ayırmak istedim. O sebeple internette konuyu araştırdım. İlginç bazı noktaları kısaca burada vurgulamak istiyorum. “Hafifçe vurmak” olarak tanımlanan disiplin uygulamalarının bile ciddi sonuçları olabiliyor. </p>
<p>Okuduğum bir röportajında Prof. Dr. Aysel Ekşi şöyle diyor: “Dayak konusunu ele alırken şunu hatırlatmak gerekir ki; nadiren ve çok zorunlu durumda çocuğu fiziksel olarak cezalandırmakla onu dayakla terbiye etmek arasında fark vardır. Çocuk dayakla terbiye edilemez. Terbiye, uzun etkili bir eğitim verme, tutum ve davranış değiştirme biçimidir. Oysa dövülen çocuk için, annesindeki öfkenin dinmesi önemlidir, aynı davranışları sonra yine tekrarlayabilir. Pek çok &#8216;dayak arsızı&#8217; denilen çocukların neden dövüldüklerine değil, dayağın sonucuna önem verdikleri görülür. &#8216;Oh ya, acımadı işte&#8217; sözüyle döveni açıkça tahrik ettikleri bile görülür.” </p>
<p>Evde sürekli duvarlara resim yapan bir çocuk olduğunu düşünün. Ona vurmak sizce onu terbiye eder mi? Bir arkadaşımın kızı eline kalemi aldığı an hemen odasının duvarlarını boyuyordu. Arkadaşım önce ne yapacağını şaşırdı. Anlatmaya çalıştı ama çocuk daha 3 yaşındaydı. Sonuçta odasının bir duvarını kartonla kapladı. Ve kızına dedi ki “Bu duvar senin. İstediğin gibi yaz, çiz.” Çocuk da mutlu oldu, o da. Zaten bir süre sonra kızı resim yapmaktan da sıkılmıştı. Onu dövse aynı sonucu alabilir miydi? Hiç sanmıyorum. </p>
<p>Elbette biz anne – babaların da çok öfkelendikleri anlar oluyor. Üstelik azımsanmayacak kadar da çok!&nbsp; Ama sağlam karakterli, düzgün çocuklar yetiştirmek için öfkemizi mümkün olduğunca kontrol etmemiz gerekiyor. Kontrol edemediğimiz anların sayısının ömür boyu bir kereyi geçmemesi gerekiyor. Aksi takdirde ruhen örselenmiş çocuklar yetişmiş olur. Bakın bu konuda da Aysel Ekşi aynı röportajda ne söylüyor: “Ben bir ruh hekimi olarak büyük oğluma bir kez vurduğumu biliyorum. Oğlum 4.5 yaşındaydı ve onu küçük kardeşinin gözüne kalem sokarken gördüm. Dehşet içinde onu omuzlarından tutup sarstığımı ve poposuna vurduğumu hatırlıyorum. O anda, oğlumun yaptığı şeyin çok tehlikeli olduğunu anlatmanın başka yolunu bulamamış olmalıyım, benim de o anda öfkemi boşaltmam gerekiyordu. </p>
<p>Daha sonraki yıllarda oğlumla konuşurken &#8216;biz seni hiç dövdük mü sence?&#8217; diye sordum. &#8216;Hayır&#8217; dedi. Çok zorladığım zaman &#8216;bilmiyorum ama dövdüysen herhalde hak etmişimdir&#8217; dedi. Bu çok samimi bir yanıttı. Çok zorunlu olduğum zaman bu yola başvurmuştum, bunun oğlumun ruh sağlığın olumsuz etkilediğini söyleyemem.”</p>
<p>Peki sürekli dayağa maruz kalan çocukların ruhsal durumu ne oluyor? Bakın, son araştırmanın sonuçları ne diyor: Amerikan New Hampshire Üniversitesi bilim adamlarının, sonuçlarını, San Diego kentinde şiddet ve travma üzerine düzenlenen uluslararası bir konferansta açıkladıkları araştırmaya göre, aile içinde şiddet gören çocukların zeka düzeyi yıllar sonra bile yaşıtlarına göre daha düşük oluyor. Yıllarca süren araştırmayı yapan ekibin başı Murray Straus, &#8220;Çocuklar ne kadar sık dövülürse ruhsal gelişimleri o kadar yavaş oluyor&#8221; dedi.</p>
<p>ABD’de yaşları 2 ile 4 ve 5 ile 9 arasında değişen iki ayrı grupta toplam 1500 çocukla yapılan araştırma çerçevesinde, her iki grupta da çocukların 4 yıl arayla 2 kez sınava tabi tutulduğu, yaşları daha küçük olan çocuklarda dayak yiyen ve yemeyenler arasındaki zeka farkının çok daha fazla olduğu belirlendi.</p>
<p>Araştırmada, anne ve babalarından dayak yiyen çocukların büyük strese girdiği ve aile içi şiddetin sürmesi durumunda bu stresin de kronik hale geldiği, çocuklarda yıllar boyunca etkisini gösterebilecek bu durumun, çocukların gelecekte yaşayacakları kötü olaylar karşısında daha abartılı tepki göstermelerine neden olduğu tespit edildi.”</p>
<p><a href="http://www.bayanax.com/dayak-cocuklarin-ruhsal-gelisimini-yavaslatiyor">Dayak çocukların ruhsal gelişimini yavaşlatıyor</a>, <a href="http://www.bayanax.com">Bayanax | KadÄ±n Sitesi</a> tarafından yayınlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanax.com/dayak-cocuklarin-ruhsal-gelisimini-yavaslatiyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!-- WP Super Cache is installed but broken. The path to wp-cache-phase1.php in wp-content/advanced-cache.php must be fixed! -->
